2 Şubat 2011 Çarşamba

500T'de Son Tango

"Satış işi bana göre değil lan" diye kendi kendime söylenerek çıktım şirketten. Gerçi muvaffak olup satışı yapmıştım ama içime sinmedi. Zaten hastaydım. Burun deliklerim ölesiye tıkalı. Kafam da ağrıyor, kaş civarı masaj yapıyorum anlıma kaşlarım dökülüyor. Ah Pantene aaah!

500T'ye böyle bir kafa ağrısı ve burun tıkanması hali ile dalıverdim. Paramı ödedim ve "Pardon" demeden kalabalığı yararak ortadaki cam kenarındaki demire götü dayadım. O kısımda hep bi kokteyle gelmişim havası var. İnsanlar kapıya yarım dönük duruyor bazen birbirine bakıp gülüşüyor falan. Sanki dans pistinde karı kesiyo ipneler. Neyse mevzu bu değil. Demire dayanmış yolu izlerken önümde duran veletin tırnaklarını yiyişi takıldı gözüme. Ulan tükürüklü elleriyle benim tuttuğum demiri tutuyor. Vay hijyen düşmanı seni diyerekten;


-Nabıyon olm elini ağzına sokup ellemesene şurayı

-Özür dilerim abi


diyince, dur lan dedim bu çocuk kibar bişeye benziyo yol boyunca içinden sövmesin bana gönlünü alayım biraz.


-Adın ne senin bakeyyihöhöhöhühü


dedim. Çok acı öksürdüm burada. Cümleyi anlamış olmasından şüpheliydim ki gözleri parladı kamilin. Dialoğa açmış zaar;


-Adım Mamutcan abi

-"He"si yok mu lan?

-Bilmiyom dedemin ismi

-Mahmutcan mıydı olm dedenin adı?

-Yok Mamut'tu

-"Heeee" yok mu olm bu Mamut'ta?


Yol boyunca başka bi muhabbetimiz olmaz sanıyordum. Ama bu Mamut hepten pislik çıktı. Tırnak yemeyi bırakıp hareket halindeki otobüsün camına kafa dayamaya başladı. Top gibi sekiyodu kafası salağın. Eğlenir gibiydi.


-Olm yapmasana lan

-Eheheh tamam abi yabmam


Yeditepe Uni. civarında durdu otobüs. Mahmut salaklıklarına yenilerini eklerken kapıda tanıdık bi sıfat belirdi. Temizinden 1 sene olmuştu görmeyeli. Selamı sabahı kesmek için onun bir sürü benim ise hiç bir nedenim yoktu. Yine de anlayışın alttan almanın dibine dibine vurmuştum. Hep öyle yaparım zaten. Kafamı sahil yönüne mi çevireyim, Mamut'a mı bakayım yoksa ilk selamı ben mi vereyim yoksa yanımdan geçip gitsin mi derkeeeen;


-Aaaaa Naaaağbeeer?


Adımı neden söylememişti acaba? Unuttu mu lan yoksa adımı. "Sınav dönemi ders notu istemek için yanaşan sınıf arkadaşı" gibi yanaşması ile bütün kredisini tüketmişti. Zaten hafiften de kıl oluyordum, arayıp sormama ve uzuuuun zaman sonra bu isim kullanmadan selamlama ile kendisine karşı çok net bi strateji ile "soğutma iğrendirme" yapmalıydım. 4.Levent'e kadar yolumuz vardı. Zaman müsait.


-Ah canım teşekkür ederim sen nasılsın?

-İyiyim ya okuldan çıktım, görüşemiyoruz yaa.

-Evet görüşemedik yaaa (ben daha da uzun yaaa ladım)


Elim o ara Mamut'un kafasında kalmış. Duygu karmaşasında uzuvlarım ne bok yediğini şaşırdı tabi.


-Bu kim? (aşırı suni bir gülümseme ile Mamut'a bakarak)

-Bu mu?... Ah bu eşimin oğlu Timothy

-Neeee! Eşin mi?

-Evet evlendim geçtiğimiz yaz, çağıramadım gerçi düğün falan yapmadık eşim ingiliz de, bi iş görüşmesinde tanıştık 2 ay sonra da evlendik, sade bi nikah oldu zaten.

-Ay şu an şoktayım ya hiç duymadık.

-Haydi Timothy arkadaşıma merhaba de; "Merhabaaaa"... desene lan (çimdirerek)

-Heeee, mereba abla

-Ya kafam karıştı biraz, sen bu eşinin ingiliz olduğundan emin misin, bu çocuk Türk sanki

-Haaayır Bernaa haaaayır! İnsanları ırk, dil, din ayrımına tabi tutmamalsısın lütfen

-Ya sana noldu çok değişmişsin dalga geçer gibisin evli falan diilsin dimi?


Filmin sonuna gelirken artık posta koyup önümüzden yeme zamanı gelmişti. Mamut o sırada camda hohhohlayarak oluşturduğu buğuyu yalıyordu.


-İlerle ilerle

-Ne anlamadım?

-Arkaya doğru ilerle

-Çok değişmişsin Murat çoook.


Söylenerek, çantasını ona buna çarparak arkalara ilerledi.


Gözlerim çok dolardı böyle hadiselerde, bu sefer dolmadı. Yüzümüz mü kösele oldu kalbimiz mi taşa bağladı bilemedim.


4.Levent'te 3ümüz de indik. Ben metroyla ofise döndüm, o büfeye bişey soruyordu. Mamut da eve gitmiştir heralde.

7 yorum:

Nah a Perfect Day dedi ki...

Mamıtcanla iyi bi ikili olmuşunuz :D Bernayada kibarca siktir git lan demişin evet ahahahha :D:D:D

smlnl dedi ki...

"mamut" bir hayvan değil miydi ?

GK dedi ki...

kendi deyimiyle "mamut".. yoksa mamut elbette bir hayvan, en az benim mamut kadar.

db. dedi ki...

canı gönülden seni tebrik ediyorum,Timothy'i yanaklarından mıncırıyorum.Ayrıca Berna'nın hiç mi aklı yokmuş,diyememiş mi? Senin yaşın kaç başın kaç,bu yaştaibu boyda çocuğa sahip olabiliyorsun? Hee olabilirdin,orası ayrı ama en son görüştüğünüz de çocuğun yoktu değil mi? Bu yeditepeliler.. ney ben bişey demiyorum onlara. ehuehe

GK dedi ki...

teşekkür edrim. "eşimin" oğlu diye belirttim ki sözde eşim daha evvelden de evlenmiş boşanmış yaşlı ve sarkık memeli bir ingiliz olduğunu sansın diye. mahmut da ölümüne esmerdi gerçi.

db. dedi ki...

hmmm ben de bir yeditepeli olduğum için böyle durumlara düşüyorum ara ara =D

GK dedi ki...

:D estağfirullah, biz seni bir anadolu uni. li bir odtü lü gibi seviyoruz