Bi kaç gündür havaların ısınması ile hem çevresel hem bünyesel değişiklikler gelişmekte malum. Şimdi uzuuuuun bir kış mevsimini geri bıraktıktan sonra bu tarz değişikliklerle karşı karşıya kalıp "yaz geliyo abi normal" diyorum kendi kendime. Sonra Hagi gibi "Normaaaaaal" diyorum.
Mesela;
-Havaların ısınması ile evde işte otobüste ve bilumum kapalı alanda hafiften t.şşak&koltukaltı kokuları hissedilir oldu.Normal.Yazın gelişini 5 TL'lik 8x4 deodoranın ter ile harmanlanarak elde edildiği koku ile anlar olduk.Normal evet.
-Yine ilk madde ile alakalı olarak ortamlarda gelişen kokunun ve sıcağın bertaraf edilmesi için camın pencerenin kapının her daim açık kalışı ile uçuşan kağıtlar defterler dosyalar vs..Ortalığın savaş alanına dönmesi.O da normal.
-Açık alanda rüzgar ve toza maruz kalan bünyelerde burnun sürekli karıştırılması isteğinin doğması.Doluyor tabi haliyle.Karıştırın çaktırmadan.Problem yok,normal.
-Biz erkekler t-shirt konusunda bile kararsız kalmış iken dişi arkadaşların bir anda dekolteleri-minileri fora etmesi bünyemizdeki salgıların ayarı ile oynamadı değil.Hoşumuza da gitmedi değil.Normal.
-Kışın iş çıkışı, kediden kaçan fare gibi yuvasına koşuşturan iş arkadaşlarım bugünlerde iş çıkışı aksiyonlarına,gezmelere-tozmalara verdiler kendilerini. Ben? Bende verdim evet.Çok normal.
-"Kovalamak" fiilinin özünü bulduğu günler bu günler.Allah zeval vermesin, Türk gençleri erkekli dişili kovalıyor bir kaç haftadır.Bahar aylarında normal. Yaşıtlarım hemcinslerim kafalarını jöleye bulayıp av peşinde koşarken benim uyku hasreti çekmem,götü devirip uyumam genele göre anormal, beni tanıyana normal.
-Kamu'ya açık bi ortamda "Kızııııım İTÜ'ye Sertaç'la Demet geliyomooouuuuş!" repliğini duymanıza müteakip, kendinizi bir üniversitenin bahar şenliğine dahil etme gereği duyuyor olabilirsiniz.Normaldir kardeşim.Hakkındır seninde Sertaç görmek,Hande görmek,Demet Şebnem görmek, üniversiteli dişi görmek, kontrolden çıkmış göğüsler kalıbına sığmayan götler görmek.
Sıradan yaz emarelerinden bir kaç adet sundum sizlere.Fakat siz de klasik bahar dönemi gençlik ateşi ile kavruluyor iseniz muhtemelen bu yazıyı okumak yerine bir cafede bir karşıcins ile kesişiyor yahut kesişme safhasını aşmış yiyişiyorsunuz. Belki de yola yeni koyuldunuz anca kovalıyorsunuz. Kampüslerde çim üzerinde göt çürütüyor da olabilirsiniz.Normaldir.Yaz geliyor.
Normaaaal!
İstanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İstanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Mayıs 2010 Cuma
13 Mayıs 2010 Perşembe
Havada Uçuşan Pamuğumsu Objeler
Havada uçuşan pamuksu şeylerden (ne olduğunu az evvel öğrendim bitki imiş) muzdaribim lan! İş yerinde yerler de bunlarla kaplı vaziyette an itibariyle. Kafamıza gözümüze de yapışıyolar ayrıca. Göbeğimin pamuğu bana yetiyor oğlum siz nerden çıktınız? Ekolojik sistemin bozulması, küresel ısınma, adını sktiğimin yanardağının saçtığı küller falan tetikliyo olabilir mi bu pamuksu bitkileri?
Böyle bişeymiş.Üfleyince uçarmış falan.Herkes haberdar lan bu bitkiden bi benim mi haberim yoktu? Ayrıca kim üflüyo lan bunları.Ağızlarına bahçe küreğiyle vururum şerefsizim.
Böyle bişeymiş.Üfleyince uçarmış falan.Herkes haberdar lan bu bitkiden bi benim mi haberim yoktu? Ayrıca kim üflüyo lan bunları.Ağızlarına bahçe küreğiyle vururum şerefsizim.
4 Mayıs 2010 Salı
İstanbul'a yaz gelemiyor!
Tamam belki burası Küçükkuyu kadar sıcak değil, hiç bir zaman da olmayacak, coğrafyadan kaynaklı mevsimsel farklılığa eyvallah, havaların daha geç ısınmasını anlıyorum ama be kardeşim Mayıs geldi ulan! Neden ısınmıyor bu havalar? Şu aylarda ne giyeceğime karar verme aşamasında büyük sıkıntılar yaşıyorum. Hava o kadar değişken o kadar "ne bok yiyeceği belli" olmayan bi hava ki, giyecek skalam ebesinin amı gibi genişledi, t-shirtten kışlık monta kadar giyisi aralığında neyi giyersen giy hep aklında "ulan ya üşürsem" yada "ya çok sıcak olursa?" endişesi var. Sabah dişlerini takırdatan boğazın soğuk rüzgarı "mont nerede! nerde lan montum, donuyoruz .nanıskim" dedirtiyor öğleye doğru da ter boşalıyor bünyeden an be an soyunuyor insanlar.Sabah giydiğin montu hırkayı da nerene sokacağını şaşırıyorsun sonradan, elinde tutsan bi dert giysen ayrı dert bildiğin işkence.Hele bir de o halde toplu taşıma aracı kullanmak zorunda falan isen...Of of of...
İstanbul'un kışından çok fazla nefret ettim,baharı da pek güldürmedi yüzümüzü,yazı nası olacak bilemiyorum.
İstanbul'un kışından çok fazla nefret ettim,baharı da pek güldürmedi yüzümüzü,yazı nası olacak bilemiyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)