18 Aralık 2010 Cumartesi

"Televizyonu Düğmeden Kapa"

Güzel yurdum Türkiye'de ne oluyor ne bitiyor bu ara pek takip etmiyorum. Misal AKP'li bir amıcaya yumurta fırtlatmış talebe arkadaşlar. Hadiseyi biliorum ama ne amaçla neye istinaden fırlatıldı yumurtalar onu bilemiyorum. Basından takip etmeye çalışınca da olayın özünden kopuk saçma salak muhabbetlerle karşılaşıyorum. Yok biri "Sucuklu yumurta yapalım eheheh dedi" yok başbakan "Omlet yapın olm" dedi vs vs. Yani yurdun gündemi bildiğin lisede taşak muhabbetiyle belirlenir olmuş. Entersan. Takip edesim yok, hadiseler özünden kopmuş herkes "Yine koydu lafı" dedirtme peşine düşmüş. Cemaatevlerinden bir grup abinin de "Yumurta kafada değil tavada güzel" çıkışı da enteresan.Gidin maklube falan yapın lan totoşlar, sosyal mesaj vermeye de başladılar. Pensilvanya destur vermeden... Takip etmememin bir diğer sebebi de yaklaşık 2-3 yıldır başrolde hep sevmediğim oyuncuların bulunması ve çekişmesinin olması. Bir yanda aksanlı Türkçelerini siktiğim kürtler bir yanda da badem bıyıklı cemaatçiler. Yani yanlarına Ermeni ve Rumlar falan da dahil olsa bir Türk milliyetçisi olarak "Ölüm gurubuna düştük lan" diyebilirdim. Allahtan Ermeni ve Rumlar hadiseden şimdilik uzaklar.
Bu PKK yandaşlarının ortalıkta fink atması da ayrıca garibime gidiyor. 90lı yıllarda büyümüş bir genç olarak 7den 70e herkesin lanetlediği bu barzolar nedense bir anda meşru görülmeye başlandı. Bana garip geliyor. Yani savunucuları oldukları örgüt her an götümüzde başımızda bişeyler patlatabilecekken biz adamları dinliyoruz taleplerini karşılıyoruz. Belki de dinlemiyor "he he" diyip geçiyoruz, bıkkınlık da olabilir. İpneler 30 senedir "barış barış" diye kafamızı sikti. Barış güvercini bir kürt görsem mesela "doğru diyon hacı eee anangiller napıyo?" der mevzuyu günlük muhabbete çevirmeye çalışırım. Aksi takdirde susmak nedir bilmiyorlar, yakılan köyler sikilen kürtler ot bok... Hep onlar yandı öldü gitti zaten... Neyse bu kürt mevzusu da beni haber takipçiliğinden bezdiren etmenlerden biridir (Etmen eylemen ağalar..?)

Spor medyasına girmiyorum bile. Malum 3 büyükler ligde bu kadar kötüyken hele ki Galatasaray ve Fenerbahçe arasında hiç bir kulvarda yarış dahi yokken spor medyası tatsız tuzsuz oluyor. Nerde o eski Osman Tamburacı - Ömer Çavuşoğlu muhabbetleri be! Şimdi otur Sergen'i izle Mustafa Doğan türkçe konuşabilecek mi diye bekle dur... Maraton falan da kalmadı. "Maçın önemli anları öncesi ve sonrası tartışmalı pozisyonları ve perde arkası görüntüleriyle Maraton..." O perde arkası görüntüler hep taşak muhabbeti olurdu, futbolcuların birbirleriyle muhabbetleri, pozisyon anında küfürleşmeler, yedek klübesinde Daum'un bıyıkları falan...

E sadece yerli değil yabancı sportif faaliyetler de eskisi gibi izlenesi değil. Eskiden türk takımlarının olmadığı şampiyonlar ligi maçlarında bildiğin çekişme olurdu evlerde kahvelerde. Juveciler, Milancılar, Laziocular, Realciler, Barçalılar... Borussia Dortmund'un o parlak yeşil formasının olmadığı ev yoktu be.. Şimdi iş Messi-Ronaldo kıskacında dönedursun ben o günleri mumla arıyorum lan.. Nerede o ince bilek Zidane, o yaldır yaldır saçlarıyla Nedved, Tırezegeee, Peruzzi, Kluivert, Rivaldo, büyük kaptan Hierro, Sitiv Mak Menımın falan..
Dizi-film işleri biraz daha eskiye nazaran kurtarır gibi. Bi kaç eğlenceli dizi mevcut. İşten dönüp kanepeye yığılan türün üyesi bir insan evladı olduğumdan takip edebiliyorum bir kaç diziyi. Geniş Aile güzel mesela zamanın Sıdıka'sı gibi. Sonra Şen Yuva enteresan. Apartman dizileri iyi oluyor insan sanki apartman sakiniymiş gibi hissediyor kendini. Aksiyona geçince Behzat Ç var. Küfür kıyamet gidiyor belki ama adamlar direkt "icraatin içinden" tarzı dizi çekiyorlar. Takdire şayan.

TV dünyasında kıl olduğum bir kaç ismi de sayarak nefretimi kusup işi bitiriyorum canlarım. Başta Mehmet Ali Birand. Ne sik olduğunu hala çözemediğim bu adam buruşup büzüşene dek haber sunacak sanırım. Ya da sunamayacak. Satılmışlığın mabedidir gözümde.

Canlı Para yarışması komple tribündeki seyircisinden sunucusuna kadar itici. Yarışmaları da aynı yavşaklıkta özenle seçiyorlar sanırım. Herkes de yapay bi gülümseme. Sunucu elemana biten karı kızlar duyuyorum, neyse...

Ece Erken hala televizyondaymış. "Arpa boyu yol gidemedik lan Ece Erken hala tv'de" diyesim var da karı hiç bozmamış hala aynı. Yani fizyoloji aynı sahtelik de aynı. Neyse o dursun bari. O da lazım.

Fatmagül'ün Suçu Ne'de bence Fatmagül değil ağabeyi daha dramatik. Hem kardeşine tecavüz etmişler hemde büyük sarkık memeli ve dominant bir karısı var. Allah düşürmesin.

Benden bu kadar. Cumartesi sabahımı bu yazıya ayırdığım için mutlu değilim. Ama yapacak da başka bişey yoktu. Sizin yapacak daha iyi şeyleriniz varsa TV'ye hiç bulaşmayın.

2 yorum:

Enis İnan dedi ki...

he yaa

athırsızı dedi ki...

bir gundem ancak bu kadar guzel ozetlenebilirdi