20 Temmuz 2011 Çarşamba

Acıklı Öykü ; Ananas'dan Irak Yıllar



Bugün dün gibi sıcaktı,yani ondan evvelki gün kadar sıcak ve evet muhtemelen yarın kadar da sıcak. Hal böyle iken herkes kendi çapında ve bazen kendi geliştirdiği serinleme ritüelleri içerisinde. Soğuk su içeyim, denize gireyim, duş alayım, dondurma yiyeyim de serinleyeyim gibi menapozlu teyze nidalarını andıran of puflamalar ile kalkışılan işlere üşenirim. Serinlemek için denize girmem mesela, çıkınca sıcak yine aynı sıcak zaten, vücudu yalandan tuza bulamanın manası nedir? Serinleyeyim diye soğuk "sarı su" içmem. Ulan içtiğin en fazla 2-3 derece soğukluğunda, insan iç ısısı 35 derece civarında.Zaten sen o kolayı fantayı artık her ne sikimse içer içmez vücut ısın ile beraber birleşiyor. Anlık serinlemelere kanıyorsun ondan sonra "oohhhh gaaaarrkkk pardon". Litrelerce işe dur. Hiç bana göre değil. Hele ki duş almak. Hazırlan soyun gir köpüklen giyin çat 10 dakika sonra yine sırılsıklamsın. Kombilerine aygazlarına yazık.

Neyse bu tarz içi boş, kandırıkçı serinleme aksiyonlarına nefretimi kusabilmişken konuma girişi yapayım. Her ne kadar böyle işlere karşı çıksam da "Alalım mı lan bi dondurma he soğuh soğuh eheheh" diyen adama da hiç dayanamam hemen "he he alalım" derim. Bunun serinleme ile alakası yok direkt olarak benim beleşciliğim ile alakalı. Nitekim bu gün de böyle bir durumda atölyemizin "saftirik" kontejanlı elemanı Hasan Abi gidip sikimsonik bir algida dondurması almış. Adı Fruttare. Bir de gidip Ananaslısından almış ki kafamda "Acaba bu adam bilerek ve isteyerek mi ananaslı aldı yoksa öyle mi denk gelmiş" sorusu belirdi bir anda. Pek uzun sürmedi bu soru işaretli durum. Ambalajda yapışıp kalan kısmı yalamayı henüz bitirmişken Hasan Abi "Amanas neli oluyomuş lan" dedi. Ananasa "Amanas" demesiyle zaten zincirin halkaları tamamlanmıştı da Ananası bişeyli sanması ile konu hakkındaki bilgisizliği hepten belli olmuştu. Ama katiyen "Ananas lan o öküz, tropikal meyve yarağım sen ne anlarsın git muşmula falan ye" demeyi düşünmedim. Zira 4 yıllık üniversite okumuş biri olarak (ne alakaysa amk) ben bile ananası daha 1-2 ay evvel ilk defa yemiştim.

Parasızlıktan mı artık yoksa böyle havalı bitkilerin gıda olmaktan çıkıp statü belirteçi haline gelmesi yüzünden mi bilemiyorum hiç yememişim lan ananas. Öyle bi denk geldi bi parça aldım geçen arkadaş ortamında.Ananassız geçen yıllarıma da yanmadım hani, bildiğin meyve işte sulu falan.

Ama mevzu o değildi. Ananas'ı daha 1 ay evvel tanımış ve şu an ananasın ne olduğunu bilmeyen biri ile ananaslı dondurma yiyen biri olarak "Lan olum çok acayip bi meyvemiş bu ya Almanyadan dayımlar getirttiydi de üfff çok lezzetli ya acayip lan" diye ballandıra ballandıra anlatmak gelmedi içimden. Yaşıtlarımın her gördüğü yeni kadın memesini bile Büyük Kanyon'u gezmiş görmüş gibi anlattığı bi dönemde ben artık hiç bi boka şaşıramıyorum. Hiçbir "yeni" şey beni heyecanlandırmıyor artık. "Ne ulan bu ilgisizlik, ne bu meraksızlık, olum kendine gel" diyecek yetkili mercilerim olan anam ve babamın da bana uzak kalması ile hepten hissiz bi ağaç tomruğuna dönüşmüş durumdayım. Arkadaş falan hak getire zaten, biliyosunuz.

Acaba diyorum bende bu haller ne zaman baş gösterdi. Ananası ne zaman ve en son kaç yaşımda iken yeseydim "Vuffff süpermiş laaaan" diyip koşa koşa arkadaşlarıma anlatırdım, bunu da bilemiyorum.

Milletin gençlik ateşi ya hiç sönmez ya da spesifik bişeylerle bi ölümle bi ayrılıkla bi manitanın süründürmesiyle falan söner de benimki neden böyle üstüne kedi işemiş gibi oldu abi?

3 yorum:

Enis İnan dedi ki...

Arkadaş falan hak getire ne demek lan :( harbi acıklıydı bu hikaye

GK dedi ki...

yani günlük görüşebildiğim arkadaşlarım yok manasında, sizde olmasanız hiç yok lan hesap et işte son sosyal aktivitem 3 hafta evvelki çukur muhabbeti.

Enis İnan dedi ki...

işin yoğun aga